ile
MOSKOVA – ST. PETERSBURG TURU
24 HAZİRAN - 29 HAZİRAN 2027
Moskova’nın kalbi Kızıl Meydan’da masalsı Aziz Vasil Katedrali'nin renkli kubbeleri arasında kaybolurken, asırlık Bolşoy Tiyatrosu ve Kremlin’in görkemli siluetiyle Rus tarihinin en ihtişamlı sahnelerine tanıklık edeceksiniz.
Nazım Hikmet, Çehov ve Gogol gibi dev isimlerin ebedi istirahatgahı Novodevici'nin huzurlu atmosferini soluduktan sonra, Rus devlet aklının ve gücünün yüzyıllardır attığı tarihi Kremlin surlarında adım atacaksınız.
Versailles’a meydan okuyan 150 fıskiyeli ihtişamlı bahçeleriyle Peterhof Yazlık Sarayı'nı gezecek, UNESCO mirası Puşkin Çar Kasabası’nda Rus edebiyatının ve krallık yaşamının masalsı dokusunu yaşayacaksınız.
3 milyondan fazla esere ev sahipliği yapan Hermitage Müzesi’nde sanata doyacak, Romanovlar’ın izini taşıyan Peter & Paul Kalesi’ni görüp Neva Nehri'ndeki romantik tekne turuyla gezinizi unutulmaz bir finalle taçlandıracaksınız.
Sabah saat en geç 07:00’da İstanbul Havalimanı Dış Hatlar THY kontuarında olup işlemlerin ardından TK413 sefer sayılı uçuş ile saat 09:40’ta Moskova’ya hareket. 13:35’te Varışımızın ardından alanda bizi bekleyen özel aracımız ve rehberimiz ile şehir turuna başlıyoruz. Moskova şehir turunda göreceğimiz yerler arasında Siyasi ve toplumsal çalkantılara sahne olmuş tarihi merkez Kızıl Meydan; Korkunç İvan olarak bilinen Çar’ın on altıncı yüzyılda yaptırdığı, her kubbesi bir Rus zaferine karşılık gelen Aziz Vasil Katedrali; katedralin önünde bulunan, iki ünlü Rus prensini, Minin ve Pozharski’yi gösteren, kentin simgelerinden olan anıt heykel; hemen sonundaki GUM Alışveriş Merkezi; komşusu Kremlin Sarayı; tüm dünyada komünist ideolojinin simgesi olan Lenin’in mumyasını barındıran ihtişamlı Lenin Mozolesi; Karl Marx heykeli ve tam karşısında, on sekizinci yüzyıldan bu yana faaliyette olan ünlü Bolşoy Tiyatrosu binası; biraz ilerisinde 1906 yılında Rusya’nın seçilmiş ilk meclisinin çalışmaya başladığı ünlü Duma Parlamento Binası; bir zamanlar Kızıl Meydan’ın giriş kapıları sayılan, on altıncı yüzyılda yapılan ve 1931 yılında tankların Kızıl Meydan’a girebilmesi için bombalanan Voskresenski; Rus Tarihi Müzesi bulunmaktadır. Turumuzun bitiminde otelimize transfer ve serbest zaman. Geceleme Moskova’nın en iyi otellerinden biri olan Kızıl Meydan bölgesindeki NATIONAL HOTEL MOSKOVA’da.
Sabah kahvaltımızın ardından Nazım Hikmet'in Mezarının da bulunduğu Novodevici ve sonrasında yapacağımız Kremlin turumuz için otelimizden hareket ediyoruz. Öncelikle panoramik olarak göreceğimiz 1524 yılında kurulmuş Novodevici Manastırı. Zaman içinde birçok çariçe adayının da yıldızının söndüğü yer olmuştur. 1812 yılında Napolyon’un emriyle yıkılmak istenmişse de rahibeler bu karara engel olmayı başarmışlar. 1922’de tamamen boşaltılan ve kaderine terk edilen manastır 1994 yılındaki restorasyon sonrası tekrar kapılarını açmıştır. Kompleks içerisindeki Novodevici Manastırı’nın yanı sıra Nazım Hikmet’in ve eşi Veronica’nın, Anton Çehov ve Gogol’un mezarlıkları da burada bulunmaktadır. Tarih dolu turumuzun ardından Kremlin’e hareket ediyoruz. Kelime anlamı “Kale” olan Kremlin, yalnızca Moskova’nın değil Rusya’nın simgesi olmuş bir yapı kompleksi. Doğu duvarlarıyla Kızıl Meydan’ın doğu sınırını çizen yapı kompleksinin en eski duvarları on beşinci yüzyılın sonunda inşa edilmişse de orijinal, yani ahşap duvarların geçmişi on ikinci yüzyıla kadar uzanıyor. Turumuzun ardından otelimize hareket. Geceleme Moskova’nın en iyi otellerinden biri olan Kızıl Meydan bölgesindeki NATIONAL HOTEL MOSKOVA’da.
Sabah kahvaltımızın ardından Moskova Metrosu ve Arbat Caddesi turumuz için otelimizden hareket ediyoruz. Turumuz Hemen hemen tüm dünyanın en güzel dekore edilmiş metrosu olarak kabul ettiği Moskova Metrosu ile başlıyor. Her gün milyonlarca kişinin taşındığı bu sanat harikası metro 1931 yılında inşa edilmeye başlanmış olup, günümüze kadar uzanmıştır. Daha sonrasında Moskova’nın en işlek caddesi olan Arbat Caddesine geçiyoruz. Bugün Moskova’nın ve Rusya’nın en ünlü sokağı, tarihi 1493’e kadar uzanan, adını Slav dillerinde “tepe” anlamındaki “Gorbat” kelimesinden, bir başka söyleme göre de “şehir civarı”, “varoş” anlamına gelen Arapça Rabad’dan alan Arbat Sokağında dolaşarak tarihini yaşayacak ve sokak üzerindeki adım başı isimsiz ressamların sanat çalışmalarını izleyeceğiz. Turumuzun ardından otelimize dönüş ve geceleme Moskova’nın en iyi otellerinden biri olan Kızıl Meydan bölgesindeki NATIONAL HOTEL MOSKOVA’da.
Sabah kahvaltımızın ardından odaların boşaltılması ve tren istasyonuna hareket. Hızlı tren ile yapacağımız 4 saate yakın keyifli bir yolculuk sonrası özel aracımızla St. Petersburg panoramik şehir turuna başlıyoruz. Moskova’dan sonra Rusya’nın ikinci büyük kenti olan St. Petersburg, aynı zamanda çok önemli bir sanat ve bilim merkezidir. Sanayi konusunda da çok önemli bir yere sahip olan St. Petersburg, ismini yaşamın hemen her konusunda tarih sayfasına yazdırmıştır. Rus Çarı I. Petro tarafından 1703 yılında kurulan şehir, adını Rus tarihinin en ünlü kahramanı Alexander Nevsky’den alan, kentin neredeyse ana damarı sayılan Nevsky Bulvarı’nda karşımıza çıkan Amirallik Binası; Roma’daki ünlü San Pietro Katedrali’nin küçük bir örneği olan Kazan Katedrali başlıca göreceğimiz yerler arasında. Turumuz bitiminde konaklayacağımız St.Petersburg’un en merkezi ve prestijli otellerinden olan PETRO PALACE HOTEL’e gidiyoruz.
Sabah kahvaltımızın ardından odaların boşaltılması ve bagajlarımızı resepsiyondaki emanet odasına konulmasından sonra Peterhof Sarayı ve Puşkin Çar Kasabası turumuz için otelimizden hareket ediyoruz. İlk durağımız Peterhof. Bu turumuzda Finlandiya Körfezi'nde bulunan ve metronun planlarını kendi çizdikten sonra İtalyan mimar Rastrelli'ye inşa ettirdiği yazlık sarayı görme imkânı bulacağız. Paris'teki Versailles'a rakip binası, 150 anıtsal çeşme ve 4 şelalenin süslediği bahçeleri ile muhteşem bir saray kompleksidir. II. Dünya Savaşı sırasında büyük zarar görmesine rağmen tüm ihtişamıyla ilk mimarisine sadık kalınarak restore edilmiştir. Peterhof turumuzun ardından Puşkin Çar Kasabası turumuza başlıyoruz. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, Rus edebiyatının büyük şair ve yazarı Puşkin’in okulunun da bulunduğu kasaba, bünyesindeki saraylarla, parklarla ve çeşitli yapı kompleksleriyle övgü topluyor. On sekizinci yüzyılda çarın ailesi için inşa edilen bu alan, misafirlerini adeta bir Rus masalına davet ediyor. Turumuzun ardından otelimize dönüş. Geceleme St.Petersburg’un en merkezi ve prestijli otellerinden olan PETRO PALACE HOTEL’de.
Sabah kahvaltımızın ardından Hermitage Müzesi için otelimizden yürüyerek hareket ediyoruz. 1764 yılında Çariçe II. Katerina tarafından kurulan ve bugün dünyanın en büyük ve en köklü sanat müzelerinden biri olarak kabul edilen, yaklaşık 3 milyonu aşkın esere ev sahipliği yapan Hermitage müzesine gidiyoruz. Sonrasında St. Petersburg’un zarif siluetini ve ihtişamlı mimarisini en iyi yansıtan bu özel turumuzda, şehrin kurulduğu ilk noktalardan biri olan Peter & Paul Kalesini ziyaret edeceğiz. Kale surlarının içerisinde yer alan Peter & Paul Katedrali, Romanov Hanedanı’nın defnedildiği yer olmasıyla hem mimari hem de tarihi açıdan büyük önem taşır. Altın kaplamalı yüksek çan kulesi, Rus barok mimarisinin en etkileyici örneklerinden biridir. Kale ziyaretimizin ardından St. Petersburg’un “Kuzey’in Venedik’i” olarak anılmasını sağlayan Nehirler & Kanallar Tekne Turu için limana geçiyoruz. Fontanka, Neva ve Moika nehirlerinin zarif kıvrımları arasında ilerlerken Hermitage Müzesi, Anichkov Köprüsü, St. Isaac Katedrali, Mikhailovski Sarayı ve daha birçok tarihi yapıyı su üzerinden panoramik olarak görme fırsatı bulacağız. Turumuzun ardından herkesin bireysel yiyeceği akşam yemeği sonrasında 30 Haziran Çarşambanın ilk saatleri olan 00:15 İstanbul uçuşumuz için saat 21:00’da St.Petersburg uluslararası havalimanı transferimiz gerçekleşiyor ve turumuz 30 Haziran Çarşamba 04:15’te İstanbul Havalimanında sona eriyor.
Tura katılan kişi sayısı :
Yorum 2
Yorum 1
Yorum 2
Tren ile
Otobüs ile
Taksi ile